Erkeklerde HPV Vücuttan Tamamen Atılır mı?

Erkeklerde HPV Vücuttan Tamamen Atılır mı?
Erkeklerde HPV çoğu zaman vücuttan tamamen temizlenir ama bu her zaman ve herkes için geçerli değildir. Büyük çoğunlukla bağışıklık sistemi virüsü baskılar ve temizler. 1-2 yıl içinde %80-90 oranında tamamen ortadan kaybolur ve kişi artık bulaştırıcı olmaz.
Ancak bazı durumlarda HPV kalıcı olabilir, özellikle yüksek riskli tipler (16,18 gibi). Sigara, immün süpresyon, kronik hastalıklar, çoklu partner ve tekrar maruziyet HPV’nin kalıcı olmasına neden olur. Bu durumda virüs sessiz kalabilir (latent),yıllar sonra tekrar aktifleşebilir.
Temizlenme her zaman tamamen yok olma anlamına gelmez; klinik olarak saptanamaz hale gelir ama düşük düzeyde latent kalma ihtimali vardır.
HPV Erkeklerde Nasıl Bulaşır ve Bulaştırıcılık Ne Kadardır?
Erkeklerin çoğu HPV aldığını fark etmez; siğil yoksa test de yapılmaz. Kadınlardaki gibi HPV tarama testi erkeklerde rutin değildir. HPV temasla (ciltten cilde) bulaşır, ejakulasyon şart değildir.
En bulaştırıcı dönem aktif lezyonun (kondilom) olduğu dönemdir. İlk 6-12 ay bulaştırıcılık en yüksektir. Lezyonlar geçtikten sonra bile bulaştırıcılık devam edebilir.
Kondomun koruyuculuğu yaklaşık %60-70’tir. Kondomun kapatmadığı alanlardan (pubis, skrotum, perine) bulaşma olabilir. Bununla birlikte kondom viral yükü azaltır, geçiş riskini düşürür ve lezyon gelişimini azaltır.
Hastaya şu bilgiler verilmelidir:
- HPV çoğu erkekte 1-2 yılda kaybolur
- Siğil varsa bulaştırıcısın
- Siğil yokken de bulaşabilir ancak risk daha düşüktür
- Kondom riski azaltır ancak sıfırlamaz
- Erkekte en etkili korunma HPV aşısıdır
HPV Pozitif Partneri Olan Erkeğe Yaklaşım Nasıl Olmalıdır?
Panik gereksizdir; erkek büyük ihtimalle zaten virüsle karşılaşmıştır ama semptomsuzdur. Bu durum genellikle tedavi gerektirmez. Bu oldukça yaygın bir durumdur ve çoğu zaman kendiliğinden geçer.
Bu hastalarda genital muayene yapılarak kondilom var mı araştırılır, gerekirse anal bölge de incelenir. Rutin olarak HPV PCR testi önerilmez çünkü negatif test güvenilir değildir. Pozitif sonuç ise yönetimi çoğu zaman değiştirmez.
Partnerde yüksek riskli persistan HPV varsa, medikolegal nedenlerle, anksiyete yönetimi için ve rekürren lezyonlarda HPV testi yapılabilir. İlişkiyi kesmek gereksizdir. Gereksiz antiviral ilaç kullanılmamalıdır. “Tamamen temizlendim mi?” takıntısından kaçınılmalıdır.
Erkeklerde HPV Tedavisi ve Lezyon Yönetimi
Görünürde lezyon varsa mutlaka tedavi edilmelidir. Lezyon tedavisi bulaştırıcılığı azaltır, semptomları ortadan kaldırır ve psikolojik rahatlama sağlar.
Elektrokoter, lazer, kriyoterapi ve topikal tedaviler (örneğin imiquimod) ile lezyonlar ortadan kaldırılır. Şüpheli, atipik lezyonlarda biyopsi alınmalıdır.
Lezyon pigmente, ülseratif, sert, infiltre, hızlı büyüyen veya tedaviye dirençliyse biyopsi mutlaka gereklidir.
HPV’de Nüks (Tekrarlama) Neden Olur?
Rekürren siğillerde bağışıklık durumu mutlaka sorgulanmalıdır. Sigara önemli bir risk faktörüdür ve bırakılmalıdır. Partner durumu da gözden geçirilmelidir.
HPV’nin kendisi değil, oluşturduğu lezyonlar tedavi edilir. Virüs epitelin bazal tabakasında kalabilir. Lezyon tedavi edilse bile latent virüs nedeniyle haftalar veya aylar sonra aynı ya da yakın bölgede tekrar ortaya çıkabilir.
Nüks riskini artıran faktörler:
- Sigara (en güçlü faktörlerden)
- Stres
- Uykusuzluk
- Sistemik hastalıklar
- İmmün süpresyon
Re-enfeksiyon daha nadirdir ancak partnerde aktif HPV varsa mümkündür.
HPV Aşısı Erkeklerde Gerekli midir?
Kesinlikle evet. Aşı yeni HPV tipleriyle enfeksiyonu önler ve rekürrens riskini azaltır. Aşı tedavi edici değildir ancak koruyucudur.
Aşı olmayanlarda nüks oranı %20-30 iken, aşı olanlarda bu oran %10-15’e düşer. Aşı sayesinde oluşan nötralizan antikorlar, virüs tekrar aktive olduğunda yayılımı baskılar.
HPV tip 6 ve 11 siğillere, 16 ve 18 ise kanser gelişimine neden olabilir ve aşı bu tiplere karşı koruma sağlar. Viral yük azaldığı için nüks olsa bile daha hafif ve seyrek olur.
Hiç siğil geçirmemiş ancak şüpheli öyküsü olan kişilerde de aşı yapılması faydalıdır. 30 yaş üstünde de etkilidir ancak genç yaşlara göre koruyuculuğu daha sınırlı olabilir.
